Nefes Darlığı (Dispne) Nedir?

Normal koşullar altında solunum, kendiliğinden gerçekleşen bilinçsiz bir eylemdir. Ancak solunum yollarını etkileyen çeşitli anormallikler bu eylemin yerine getirilmesini engelleyebilmekte ve nefes darlığı olarak ifade edilen duruma neden olabilmektedir (Mahler, 2007, s.20). Dispne, nefes alışverişinde zorlanmayla ya da nefesin kesilmesiyle ortaya çıkabilmekte ve kronik akciğer hastalıklarında hastane yatışlarının ve mortalitenin önemli bir nedeni olarak görülmektedir.

Dispne; (1) nefes almayı sağlayan kasların zayıflaması ve ilgili kaslara aşırı yüklenilmesi (2) akciğer kapasitesinin üzerinde bir hava alışverişi (3) gaz değişim anormallikleri (4) nefes verişinde hava yollarının çökmesi (5) kardiyak faktörler ya da bu nedenlerin herhangi bir birleşimi sebebiyle ortaya çıkmaktadır (O’Donnell vd., 2002, s.150). Hava yolu akımı kısıtlılığının anatomik konumuna ve klinik özelliklerine bağlı olarak inspiratuar (nefes alışı) ya da ekspiratuar (nefes verişi) olarak karakterize edilmektedir. İnspiratuar dispnede çoğunlukla gırtlak, trakea ve/veya bronşlarda tıkanıklık meydana gelir ve kaba ve yüksek perdeli hırıltılı solunum ve kuru öksürük eşlik edebilir. Ekspiratuar dispnede ise, bronş ve bronşiyollerin daralmasının ve akciğerin esnekliğinin azalmasının bir sonucu olarak hırıltı ile nefes verilir.

Dispne, KOAH’ın ayırt edici semptomu olarak görülmektedir (Yohannes vd., 2017, s.1096.e2). Fiziksel aktiviteyi sınırlayan bu semptom halihazırda orta/şiddetli hava akımı kısıtlılığı yaşayan KOAH hastalarında sıklıkla yakınılan bir şikayettir ve hastalık ilerledikçe yalnızca fiziksel aktivite esnasında değil, aynı zamanda günlük faaliyetlerde de ortaya çıkmakta ve yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürmektedir (Hill vd., 2004, s.169). KOAH hastalarında önemli bir semptom olması ve uygulanan tedavinin de bu semptomları azaltmaya yönelik olması sebebiyle dispnenin ölçülmesi büyük önem taşımaktadır. Temelde ölçülmesinin iki önemli sebebi hastalar arasında ayrım yapabilmek ve tedavi sonucundaki değişimi gözlemleyebilmektir. Dispnenin sübjektif bir semptom olması nedeniyle de standart semptom raporları veya ölçekler aracılığıyla değerlendirilmektedir