Alzheimer Hastalığının Belirtileri ve Tedavisi

Alzheimer hastalığı (AH), beyinde biriken amiloid plaklar ve nörofibriller yumaklardan başka progresif bilişsel bozukluk ile karakterize en sık görülen nörodejeneratif hastalıklardan biridir. Sinaptik iletişimin kaybı ve nöron ölümü, AH gibi nörodejeneratif hastalıkların altında yatan bazı temel nedenler arasındadır. Ancak bu hücre ölümlerinin ortak moleküler mekanizmaları hala bilinmezliğini korumaktadır.

AH beyinlerinde artmış enflamasyon ve dejenerasyon süreci yalnızca apoptotik hücre ölümü ile açıklanamamaktadır. Bu da araştırmacılara alternatif bir hücre ölüm mekanizmasının söz konusu olabileceğini düşündürmektedir.

Beyin, sağlığı ve gelişimi için demire ihtiyaç duyar. Sinapsların gelişmesi, miyelinizasyon süreci ve nörotransmitterlerin üretimi için demir-bağımlı enzimler ve proteinler gereklidir. Vücutta demir seviyeleri, diyetten alınan hassas demir alımı ile korunur. Bununla birlikte, vücudun demir atılımı için özel bir fizyolojik mekanizması yoktur. Demir bu nedenle yaşla belirli dokularda birikme eğilimindedir. Beyin, demirin yaşla birlikte biriktiği, önemli bir organdır. Demir homeostazındaki bozukluklar ve demir birikimi AH, Parkinson hastalığı (PD) ve Amyotrofik lateral skleroz (ALS) gibi birçok nörodejeneratif hastalıkta görülmektedir.

Kısaca tarihçesinden bahsedecek olursak, Alzheimer hastalığı (AH), genellikle yakın bellek bozukluğu ile başlayan sonrasında tüm zihinsel işlevleri etkileyen ve günlük yaşam aktivitelerinde bozulma ile karakterize ilerleyici nörodejeneratif bir hastalıktır.
AH ilk kez klinik psikiyatrist ve nöropatalog Dr. Alois Alzheimer tarafından tanımlanmıştır. Dr. Alzheimer, 3 Kasım 1906 tarihinde gerçekleşen Tübingen’deki 37. Güney Batı Alman Psikiyatristleri Toplantısında, ilk kez hastalığın klinik ve patolojik bulgularını “serebral kortekse özgü ciddi bir hastalık süreci” başlıklı konuşmasında sunmuştur [5]. Bu konuşmasında paranoya, ilerleyici uyku ve hafıza bozukluğu, saldırganlık ve kafa karışıklığı şikayetleri bulunan 51 yaşındaki bir kadın hastasından bahsetmiştir. Dr. Alzheimer, 5 yıl sonra ölen hastasına yaptığı otopsi ile beynini morfolojik ve histolojik açıdan incelemiştir. Raporunda hastanın beyin histolojisinde senil plaklar ve nörofibriler yumaklar olduğunu belirtmiş ve sonrasında 1909’da benzer üç vaka daha yayınlamıştır. Hastalığa 1910 yılında Dr. Emil Krapelin tarafından Alzheimer hastalığı adı verilmiştir.