Ağrı ile İlgili Refleks Çalışmalar

Kutanöz sessiz periyod (KSP), korneal refleks, nosiseptif RIII fleksiyon refleksi gibi ağrıyla ilişkili refleksler nöropatik ağrıda daha az çalışılmıştır. Nosiseptif RIII fleksiyon refleksiyle ağrı çalışmalarında daha sık çalışılmıştır. Bu refleksin daha güvenilir ve tedavi takiplerinde kullanılabilen bir test olduğunu bildiren çalışmalar vardır.

RIII fleksiyon refleksi ve kornea refleksi tamamen nosiseptif uyarılarla elde edilebilen ve analjeziklerle baskılanabilen reflekslerdir, oysa ki KSP’un opioidlerle baskılannamadığını gösteren çalışmalar bulunmaktadır.

Göz kırpma refleksi ve masseter inhibitör refleksi de ağrılı refleks çalışmalarda kullanılan diğer testlerdendir. Göz kırpma refleksi ve masseter inhibitör refleksinin trigeminal nevraljinin semptomatik formlarını ortaya çıkarmada etkili testler olduğu doğrulanmıştır. 628 hastada toplamda %87 hassasiyet ve %94 spesifite ile sonuçlanmıştır. Oftalmik postherpetik nevraljili hastalarda yapılan bir çalışmada erken R1 göz kırpma refleksi için %100 spesifite ve %73sensivite ile sonuçlanmıştır.

Nosiseptif lifleri değerlendirmenin diğer bir yolu da KSP çalışmasıdır. İlk kez Hoffman tarafından 1922 ‘ de tanımlanmıştır.

Normal bir çizgili kas belirli bir izometrik kontraksiyonda iken, belirli sayıda motor ünit farklı sayıda, fakat her biri kendi frekansını koruyan, deşarjları sabit bir EMG aktivitesine yol açar. Kasılmakta olan bu kasın sinirine, tendonuna ya da yakınındaki duyusal bir deri sinirine 0.2-0.5 msn süreyle ve duyusal eşiğin 8-15 katı şiddette elektriksel uyarı yapılırsa, bu EMG aktivitesi aniden kesilir ve belirli bir süre ‘biyoelektriksel sessizlik’ ortaya çıkar. Bu dönem “sessiz periyod (SP) ” olarak adlandırılır. Bu aktivite miks sinir sessiz periyod (SP), yük bırakma refleksi, kortikal SP ve kutanöz SP gibi farklı yöntemlerle kullanılmaktadır.

Güçlü kutanöz reflekslerden biri olan KSP, derideki bir sinirin şiddetli uyarımının ardından ortaya çıkan kısa süreli bir duraklamadan oluşur